31 Temmuz 2014 Perşembe

YENİ VE KORKUNÇ BİR UYUŞTURUCU.. BONZAİ, JAMAİKA, JAMO

2004 yılında Avrupa devletlerinde piyasaya sürülen sentetik bir uyuşturucudur. İlk olarak Jamaika’da sentez edildiği düşünüldüğünden kullanıcılar arasında Jamaika veya kısaca Jamo diye de bilinen bu uyuşturucunun yaygın isimlerinden biriside Bonzai’dir.
Bonzai isimli bitkinin yapraklarına bazı kimyasal maddelerin emdirilmesiyle oluşmuş, esrara benzeyen yeşil renkli bitki kırıntıları görünümündedir.
Güçlü uyuşturucu etkisiyle tanınan bu madde dünyada hızlı bir yayılma göstermiş kısa bir süre sonrada yurdumuza ulaşıp geniş bir kullanıcı çevresi bulmuştur. Kaçakçılık ve organize suçlar müdürlüğü ( KOM ) ülkemizde bonzai’nin ilk olarak 2010 yılında girdiğini belirtiyor. Ülkemize Avrupa ülkeleri, Çin ve KKTC den gelmektedir. KOM ‘un son yayınladığı ayrıntılı raporlarda bu maddeye yönelik olarak 2011 yılı içerisinde toplam 77 operasyon yapıldığı ve 48 kg bonzai ele geçirildiği açıklandı. KOM önümüzdeki yıllarda bu maddenin tüketiminin artabileceğinden bahsediyor.
İlk piyasaya sürüldüğü yıllarda esrar benzeri olarak tanıtılmasına rağmen sentetik olması ve dolayısıyla laboratuvarlarda elde edilmesi nedeniyle esrardan farklı bir maddedir. Esas olarak esrarda, bonzai gibi zararlı ve bundan dolayı kullanımı yasak olan bir maddedir.
Bonzai kullanan kişide halüsinasyonlarla başlayan uyuşturucu etkisi ağız kuruluğu, terleme, nefes almada zorluk, hareketlerde yavaşlama ve zihin bulanıklılığıyla etkisini gösterir. İlk andaki mutluluk kısa bir sürede panik atak şeklinde devam eden bir ölüm korkusuna dönüşür. Çok miktarda alınması halinde ise bad trip denilen ve ölüme kadar giden bir durum ile karşılaşılır. Kişi nefes almada zorluk çekmekte hareketlerinde gittikçe yavaşlama görülmektedir. Bu durumda olduğu görülen bağımlı derhal hastaneye kaldırılmalıdır. Hastaneye götürülmelerine rağmen bad trip durumunda olan kişilerin çoğunu yaşama döndürmek mümkün olamamaktadır.
Bonzai genellikle sigaranın tütününe karıştırılarak içilebildiği gibi dumanının kapalı bir kap içerisinde biriktirildikten sonra nefes yoluyla çekilmesiyle de kullanılabilir. Genellikle esrar ile başlayan uyuşturucu alışkanlığının bir devamı olarak görülür. Buna rağmen ilk defa bonzai kullananlarda bile ölüm meydana gelen vakalar bildirilmiştir. Bonzai’nin alkol ile birlikte kullanılması halinde etkisi daha da artmakta korkulan son olan bad trip durumuna girmeyi kolaylaştırmaktadır. Uzun süre kullananlarda zamanla açlık hissi kaybolduğundan kişi gün geçtikçe zayıflamaktadır. Sürekli halsizlik hissedip hayata küskünlük gözlenir. Uyuşturucuyu kullanmadığı veya bulamadığı zamanlarda saldırgan, kavgacı ve geçimsizdir. Uyuşturucular konusundaki araştırmalarıyla tanınan kimya profesörü John W. Huffman bonzai kullananları hiç anlamadığını tek dozla ölüm olabilen bu uyuşturucuyu kullananların çok düşüncesiz olduklarından bahseder.
Tedavi
Tüm uyuşturucu maddelerde olduğu gibi bonzai kullananların özel bir tedavisi yoktur. İlk olarak ölümü önlemek için tedbirler alınmalıdır. Kişi derhal en yakın sağlık kuruluşunun acil servisine götürülmelidir. Burada rahat nefes alması sağlanmalı, gerekirse akciğer cihazına bağlanarak bu fonksiyonu açık tutulmalıdır. Bağımlının tedavisi sakin bir odada yapılırken kişiye anlayışlı bir yaklaşım şarttır. Aile fertleri tedavi uygulanan bölümün dışında beklemeli ve tedaviye müdahale etmemelidir.
İkinci aşamada kişinin vücudunda bulunan uyuşturucunun ortamdan uzaklaştırılmasına yönelik olarak kişiye serum takviyesi yanında mümkünse bol miktarda su içirilmelidir. Uzun süre uyuşturucu kullanılması, iştah kaybı ve vücudun genel bitkinliği nedeniyle ortaya çıkan metabolik eksikleri giderilmeli tüm bu süre içerisinde kişinin psikolojisinin yüksek tutulması sağlanmalıdır.
Acil tedavi tamamlandıktan sonra kişinin bu bağımlılığından kurtulması için çalışmalar yapılmalıdır. Kişinin bunu gönüllü olarak istemesi ve aile de bu durumu anlayışla karşılaması tedavinin başarısı için şarttır. Evde tedavinin yetersiz olduğu durumlarda özel kliniklerden yardım istenmelidir. Tedavi sonrası kişinin bir iş ile oyalanması sağlanmalı, uyuşturucu kullandığı ortamlardan uzaklaştırılmalıdır.

Bonzai kullanılmasının ölüme kadar giden ciddi sorunlara yol açtığı biliniyor. Kişinin vücuduna zarar veren kimyasal bir madde olduğu her zaman akılda tutulmalıdır. İlk başlarda kurtulması kolaydır. Bonzai ve diğer uyuşturucu kullananlara tavsiyem en kısa sürede bu alışkanlığınızdan kurtulun. Eğer bunu başaramıyorsanız ailenizden ve uyuşturucu ile mücadele derneklerinden ve size an yakın hastaneden yardım isteyiniz. Uyuşturucu maddeler sizin için gerekli değil, bunların olmadığı yaşamınızın daha güzel ve anlamlı olacağına emin olun. 

UYUŞTURUCU ve MADDE BAĞIMLILIĞINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Uyuşturucu kullanıyorum. Ceza alacağımdan dolayı tedavi olmak amacıyla bir sağlık kuruluşuna başvurmaya çekiniyorum.
Uyuşturucu kullananlar kendi isteğiyle tedavi olmak amacıyla bir sağlık kuruluşuna baş vurursa ceza almaz. Ayrıca uyuşturucu konusunda cezai işlem uygulanmayan başka durumlarda Türk Ceza Kanunu tarafından belirlenmiştir.
Türk Ceza Kanunun konu ile ilgili 192 maddesi
  1. Uyuşturucu veya uyuşturucu madde imali ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi uyuşturucu saklanan ve imal edilen yerleri bildirir ve bunların yakalanmasını sağlarsa ceza verilmez.
  2. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi bu maddeleri temin ettiği kişileri yetkililere bildirirse ceza verilmez.
  3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında savcılıkta soruşturma başlatılmadan önce tedavi olmak için bir sağlık kuruluşuna baş vurursa tedavisine başlanır, ceza verilmez.

Esrar kullanan diğer uyuşturuculara geçmez. Sadece esrar kullanır.
Yapılan çalışmalar ağır uyuşturucu kullananlar ilk deneyimlerini esrar ile yaparlar. Bir müddet esrar kullandıktan sonra diğer uyuşturuculara geçtikleri bilinmektedir.

Uyuşturucu zihni açar.
İlk andaki flash uyarı zamanla kaybolur. Sürekli kullananların zamanla zihni bulanır, karar verme yetenekleri azalarak iş yapamaz duruma gelirler.

Benim çocuğum asla uyuşturucu kullanmaz.
Herkes için risk vardır. Uyuşturucu kullananlar başlangıç deneyimlerini ailelerinden gizli olarak yaparlar.

Ben bağımlı olmam.
Herkes bağımlı olabilir. Kullanan herkeste bu risk vardır.

Bir kere denemek için kullanan bağımlı olmaz.
Bu yanlış bir bilgidir. Herkesin metabolizması farklı olduğundan dışardan aldığınız maddenin sizde nasıl etkili olacağını bilinmez. Bazı kişilerin bir kere kullanmasıyla bağımlılık oluşabilir.

Esrar bir ot olduğu için zararlı değildir.
Esrar bir ot olmasına rağmen bağımlılık yapan bir maddedir. Ayrıca bazı zehirlerin otlardan elde edildiği unutulmamalıdır.

Esrar kullanımın cezası yoktur.
5237 sayılı TCK 191. maddesine göre esrar kullananlar bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Uyuşturucu kullanıyorum. Asla bırakamam. Tedavi olamam
Evet uyuşturucu kullananların tedavisi zordur. Ancak tedavi edilmeyeceği anlamına gelmez. Tedavi olmayı istemek en önemli başlangıçtır. Bunun bilinmesi önemlidir.

İstediğim zaman uyuşturucu kullanırım. İstemediğimde içmem. Asla bağımlı olmam.
Bu uyuşturucuya yeni bağlayanların düşüncesi olup kimse ben içeyim de bağımlı olayım diye düşünmeyeceği kesindir..

Uyuşturucu kullanan kişi sadece kendisine zarar verir
Uyuşturucu kullananlar kendilerine zarar verdikleri gibi topluma da zarar verirler.

Arkadaşlarım kullansa da ben uyuşturucu kullanmam
İlk uyuşturucu deneyimi genellikle arkadaş çevresinde merak, ortama uyma, kendini ispat etme veya arkadaş edinmek için başladığı bilinmektedir.

Bir kere bağımlı olduktan sonra kurtuluş yoktur.
Bağımlılıktan kendi isteği ile kurtulanların tekrar bağımlı hale gelmeleri düşük bir olasılıktır.

Uyuşturucu stresi giderir
Uyuşturucular sadece problemlerle yüzleşmeyi geciktirir. Uzun kullanıldıkları zaman hayata ilgisizlik ve depresyona neden olurlar.





UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE GÜNÜ


Dünyada uyuşturucu alışkanlığında sürekli artış olması ve bunun insanlık için büyük bir tehlike oluşturduğu gerçeğinden hareket eden Birleşmiş Milletler genel kurulu 1987 yılında aldığı bir karar ile 26 haziranı uyuşturucu kullanımı ve kaçakçılığı ile mücadele günü olarak ilan etti. Buradaki amaç uyuşturucu kullanımı olmayan temiz bir toplum hedefine ulaşma, uluslar arası alanda eylem ve işbirliğini güçlendirmek ve artık uluslar arası boyutlarda olan uyuşturucu kaçakçılığını önlemektir. 26 Haziranda tüm dünya ülkelerinde bu konu ile ilgili etkinlikler yapılmakta seminer ve konferanslar düzenlenerek yapılabilecek çalışmalar tartışılmaktadır.
Uyuşturucu maddelerin kullanımı ve bağımlılığı ortaya çıkarttığı sonuçlar nedeniyle sadece kullanan kişiyi etkilemeyip, başta yakın çevresi olmak üzere tüm toplumda önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya sağlık örgütü de ( WHO) madde kullanımı ve bağımlılığın dünya çapında bir tehlike olduğunu vurgulayarak önemler almaya yönelik girişimleri desteklemektedir. Uyuşturucu ticaretinden büyük maddi imkanlar sağlayan ve bunun devamlılığı için organize hale gelen suç örgütleriyle mücadele etmek zorunda kalan ülkelerin uluslar arası işbirliğine çok fazla gereksinmeleri vardır.
Sosyoekonomik düzeye, toplumsal değerlere ve diğer bazı etkenlere bağlı olarak etkileri değişebilse de dünya üzerinde uyuşturucunun verdiği zararlardan etkilenmeyen hiçbir toplum yoktur. Gelişmiş ülkeler bu konu ile mücadeleye bilimsel olarak yaklaşıp daha çok maddi imkan ayırabilseler de bu ciddi sorunu tamamen ortadan kaldırma konusunda başarılı olamamışlardır.
Uyuşturucu maddeler arasında en yaygın olanları esrar, extasy , uyuşturucu haplar, morfin ve eroindir.Ülkemiz açısından incelendiğinde ise en sık kullanım alanı bulan güney doğudan getirerek iç piyasaya sürülen esrar dır.Başlıca üretim merkezleri Belçika ve Bulgaristan olan extasy de yasa dışı yollardan ülkemize getirilip   gece kulüplerinde ve barlarda geniş bir kullanıcı kitlesine sunulur.Eroin ise daha çok Afganistan ‘da yetiştirilmekte olan haşhaş bitkisinden elde edilir.
Günümüzde uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele etmek amacıyla gerek yurt içi ve uluslar arası düzeyde organize çalışmalara gerek duyulmaktadır. Bunun en önemli kısmı ise geniş çaplı bir iletişim ve organizasyon ağının kurulmasıyla sağlanabilir. Bu amaçla ülkemizin 65 ülke ile uyuşturucu takip ve işbirliği anlaşması bulunuyor. Ayrıca düzenlenen uluslar arası toplantılarla bu işbirliğinin arttırılmasına da çalışılmaktadır.

Ülkemizin uyuşturucu ile mücadele konusunda gurur kaynağı
                                                   TADOC

( Turkish internatıonal aganist drugs and organized crime )
(Uyuşturucu ve organize suçlara karşı uluslar arası işbirliği akademisi)

Uyuşturucu kaçakçılığı ve satışının sağladığı büyük maddi imkanlar ve kolay kazanç yolu bu suç örgütlerinin önemli oranda yapılaşmasını ve organize olmasını sağlamıştır. Bunlarla mücadele etmek zorunda kalan ülkeler bir yandan bunlarla her yönde mücadele edebilecek bilinçli ve bilgili personel yetiştirme, diğer yandan da uluslar arası ortak mücadele etkinliklerini arttırma yönünde çalışmalar yapmak zorundadır.
Ülkemizde 90’lı yıllardan itibaren uyuşturucu madde kaçakçılığı ve bu konu ile ilgili organize suçlarla mücadele konusunda önemli başarılar göstermiş ve uluslar arası düzeyde bu konuda yapılan her türlü çalışmayı desteklemiştir.
Dünyada uyuşturucu ile mücadele günü olarak kutlanan 26 haziran 2000 tarihinde Ankara’da ülkemizin ilk uyuşturucu ile mücadele kurum akademisi olan ‘Türkiye Uluslar Arası Uyuşturucu ve Organize suçlarla mücadele akademisi olan TADOC kurulmuştur. Eylül 2000 tarihi itibariyle eğitim programlarını uygulamaya başlayan akademi uyuşturucu madde kullanımı ile mücadele,bu konularla ilgili olarak diğer ülkelerle işbirliğini geliştirme, kaçakçılığın önlenmesi,istihbarat ağını geliştirme ve diğer organize suçlar ortaya çıkarma konusunda bilinçlendirme yapılarak 1.5 yıl süren bir eğitim verilmektedir.Bu akademi uluslar arasında taktir görmüş buradan yetişen uzman personelin özellikle uyuşturucu ile mücadele konusundaki başarıları dünyanın pek çok ülkesinde taktirle karşılanmıştır.


TUBİM ( Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi )


Yurdumuzda madde bağımlılığı ve uyuşturucu ile mücadele çeşitli bakanlıkların sorumluluğu altında olması nedeniyle bir takım karışıklıklar yaşandığı bir gerçektir.  Uyuşturucu kullananların tedavisi Sağlık Bakanlığında, hukuki süreç adalet bakanlığında, kullanan veya satanların belirlenmesi iç işleri bakanlığında, konu hakkında araştırma yapmak ise üniversitelerimizin görevleri içerisinde yer alır.  Ayrıca pek çok özel ve vakıf kuruluşun da uyuşturucu ve madde bağımlılığı konusunda çalışma yapmaktadır. Aynı konuda sıkıntıları olan Avrupa ve Amerika’daki bazı ülkeler ise bu kargaşayı ortadan kaldırmak ve tüm çalışmaların tek merkezden yönetilmesi amacıyla ulusal uyuşturucu izleme merkezleri kurdular. Özellikle 2000 li yıllara gelindiğinde bu merkezlerin sayısında ciddi anlamda artış oldu. Ayrıca uyuşturucu konusundaki bilgilerimizin artmasına karşın toplum üzerindeki olgusu gün geçtikçe değişmekte olduğu da bir gerçek. Tüm bunların yanı sıra Avrupa topluluğu uyum gereği yurdumuzda böyle bir merkezin kurulma gereksinimi gün geçtikçe önem kazandı. Konu ile ilgili çalışmaların 2002 yılında tamamlanmasından sonra başbakanlığa bağlı Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzlememe Merkezi (TUBİM ) kuruldu.

BİRİNCİ ULUSAL EYLEM PLANI
TUBİM 2007 yılı içerisinde ‘Uyuşturucu madde bağımlılığı ile mücadelede ulusal politika ve strateji ‘ konulu çalışmayı tamamladı. İlk beş yıl içerisinde uyuşturucu ile mücadelede yapılması gereken eylemleri ve bu projeye katkıda bulunacak bakanlık ve devlet kurumları belirledi. Birinci Ulusal Eylem Planı olarak adlandırılan bu ilk çalışmaların başlıca amacı uyuşturucu ve diğer bağımlılık yapan maddelerin kullanımın azaltılması, topluma verdikleri zararların önlenmesi ve uyuşturucu ile tedavi olanaklarının geliştirilmesidir. Planın diğer ve çok önemli bir kısmını ise uyuşturucu kaçakçılığının önlenmesi amacıyla alınması gerekli olan önlemleri araştırmaktır. Uyuşturucu kullananların rehabilitasyonu ile topluma yeniden kazandırma yöntemleri de bu eylem planı içerisinde ele alındı. Tüm bu çalışmadan ve devletin kurumlarından gelecek uyuşturucu bilgilerin bir arada toplanmasını sağlamak amacıyla gerekli donanım kuruldu ve merkez çalışmalarına başladı.

TUBİM eylem planının öncelikleri
  1. Her türlü uyuşturucu ve alışkanlık yapan maddelerin yurdumuza girişinin önlemek. Bu amaçla gümrük noktalarında özel önlemler alınıp, gerektiğinde mobil müdahale ekipleri oluşturmak. Bu noktalarda görev yapan personele gerekli eğitimi vermek , araç ve gereç yönünden ihtiyaçların sağlamak.
  2. Deniz yoluyla yapılabilecek kaçakçılığı önlemek amacıyla dış ülkelerle bilgi alış verişinde bulunmak.
  3. TUBİM tarafından hazırlanacak raporlar doğrultusunda mevcut yasaların güncel hale getirilmesi için TBMM’de ilgili kurullarda çalışma yapmak.
  4. Bilişim ağı üzerinden yapılan narkotik ve psikotrop madde ticare-tinin önlenmesi için gerekli önlemleri almak. Bu alanda çalışan uluslar arası kurumlardan eğitim desteği sağlamak.
  5. Narko Terör bağlantılarının araştırılması ve bunu önlemeye yönelik çalışmalarda bulunmak.
  6. Yasa dışı madde imalatında kullanılan kimyasalların listesinin hazırlanması. Denetime tabi olmayan ancak uyuşturucu madde imalinde de kullanılan bazı maddelerin sıkı kontrol edilmelerini sağlamak.
  7. Bilindiği gibi uyuşturucuların kimyasal içerikleri ve saflık derecelerinin araştırılması bunların imal yeri hakkında fikir verir. Bunu sağlamak amacıyla kriminal laboratuarlar arasında bir bilgi ağı ve bilgi toplama merkezi kurmak.
  8. Ülke içindeki uyuşturucu sevk noktaları belirlenip, narkotik takip elemanı yetersiz olan illere gerekli takviyeler yapılmasına yardımcı olmak.
  9. Risk gruplarının korunmasına yönelik olarak okullarda ve kurumlarda uyuşturucu ve madde kullanımın zararları konusunda seminerler düzenlenmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla toplantılar yapmak. Uyuşturucu ile mücadele konusunda çalışma yapan özel kuruluşla yardımcı olmak.
  10. Bağımlı kişilerde ortaya çıkan ruhsal ve sosyal sorunların bilinciyle hareket ederek bu kişileri madde alışkanlığından vaz geçirilmesi ve madde alma isteğinin önlenmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını sağlamak.
  11. Her yıl Brüksel’de yapılan ve Avrupa yıllık uyuşturucu raporu ile bununla mücadele konularını içeren kongreye üst düzeyde katılarak burada alınan kararları ilgili kuruluşlara bildirmek.
  12. Uzman personel ve dedektör köpek eğitimleri için eğitim merkezleri kurmak.
  13. Yıllık istatistiksel bilgilerin değerlendirmek.
  14. Özellikle sokakta yaşayan çocuklara arasında yaygın olan tiner alışkanlığını önlemek için çalışmalar yapmak.
  15. Ulusal yayın yapan televizyonlar, radyolar ile askeri kuruluşlar ve diyanet işleri başkanlığının hazırladığı çeşitli programlarda konunun işlenmesini sağlamak.
  16. Tedavi merkezlerinin sayılarının arttırılması. Mevcut kuruluşların kapasitesinin daha verimli hale getirilmesi ve daha çok kişinin bu merkezlerde tedavisinin sağlamak. Mümkün olan yerlerde ayaktan tedavi merkezlerini faaliyete geçirmek..
  17. Madde bağımlılığı merkezlerinde çalışacak görevlilerin eğitiminin sağlanması için belirli zamanlarda kurslar düzenlemek eğitim süresi sonunda başarılı personele sertifika vermek.
  18. Madde bağımlısı olduğu saptanan tutuklu ve hükümlülerin ayrı bölümlerde psikiyatri uzmanının denetiminde tedavilerine devam etmeleri için gerekli çalışmaları yapmak.
  19. TUBİM tarafından altı ayda bir yayınlanacak bir dergi çıkartarak bunun tüm yurda dağıtılmasını sağlamak.


UYUŞTURUCU ve MADDE BAĞIMLILIĞI

Keyif verici, sakinleştirici veya uyarıcı özellikleri olan, alışanlarda gün geçtikçe daha fazla dozda alınma isteği yaratan, bırakıldığında,yoksunluk belirtileri oluşturan kimyasal maddeler ve ilaçlar genel olarak uyuşturucu olarak bilinir.
Zararlı etkileri bilindiği halde uyuşturuculara karşı duyulan sürekli alma isteğinin aşılamamasına ise madde bağımlılığı denilir. Ruhsal durum değişikliğine yol açan maddeler, tüm toplumlarda tarihin eski zamanlarından beri bilinmektedir.
Uyuşturucular uyarıcı veya sakinleştirici özelliklerinin yanı sıra ağrı azaltmak sıkıntıyı geçirmek, bazen de arkadaş gruplarına uyum göstermek amacıyla kullanılır. Bu maddelerin en önemli özellikleri merkezi sinir sistemine etki ederek davranış, mizaç ve şuur değişikliğine sebep olmalarıdır.
Uyuşturucu madde kullanımı son yıllarda ülkemizde ciddi bir sorun olmaya başladı.  Bu konu ile ilgili 1997 yılında cezaevlerinde 3700 olan suçlu sayısı 2008 yılında 13000 ni geçti. Uyuşturucu kullanma yaşı gün geçtikçe düştü. Orta öğretimde bile bu oran % 4 .Ortak enjektör kullanımı nedeniyle Hepatit B, C ve HIV ciddi oranda arttı. Uyuşturucu kullanımı sırasında ölüm ve psikolojik bozukluğun yol açtığı intihar olayları  çoğaldı. Bu kişilerin karıştığı kapkaç,gasp ve hırsızlık olaylarında artışla birlikte suç çeteleri oluşmaya başladı.
Gençliğimizi ciddi şekilde tehdit eden uyuşturucuyla her zamankinden daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor. Bu yazı dizimde uyuşturucunun tanımı, sık kullanılan uyuşturucular , zararları, korunma yolları,tedavi, uyuşturucu kullananlara yaklaşım ve uyuşturucu ile mücadele hakkında bilgi bulacaksınız.

BELLİ BAŞLI UYUŞTURUCULAR VE KISACA ÖZELLİKLERİ

Amfetamin : Merkezi sinir sisteminin güçlü bir uyarıcısı olup, yapay birleşim yoluyla elde edilir. Uyku kaçırdığı ve zihni çalıştırdığı düşüncesiyle uzun yol şoförleri, sporcular ve öğrenciler tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Uzun süre alınması psikolojik ve fiziksel bağımlılık yapar. Eksikliğinde ciddi yoksunluk belirtileri oluşur.
Barbitüratlar : Bazı hastalıkların tedavisinde ve anestezide uyku verici ve kas gevşetici olarak kullanılmasına rağmen doktor kontrolü dışında yüksek dozda alınması bağımlılığa neden olur. Merkezi sinir sistemini yatıştırıcı olduğundan kişinin rahatlamasını sağlar. Bu özelliği nedeniyle tercih edilmektedir. Uzun süre ve yüksek dozda kullanımı ise ciddi bağımlılığa neden olur.
Benzodiazepinler : Düşük dozları bazı psikiyatrik hastalların tedavisinde kullanılır. Yüksek miktarda kullanım solunumun birden durmasıyla ani ölümlere yol açar.Kullanıcılar eksikliğinde yoksunluk çekerler.
Kokain : Koka bitkisinden elde edilir. Burundan çekilerek, sigara veya nargile ile kullanılan yaygın ve tehlikeli uyuşturuculardan birisidir. Sinir sistemini çok hızlı uyarır .Bu özelliği nedeniyle kokain alındıktan sonra kullanıcı ilk olarak hafızasında geçici bir berraklık ve zindelik hisseder. Daha sonra bu etki yerini uyuşturucu etkisine bırakır. Kişi zindelik halinin devamı için kokain kullanmaya devam eder.
Methadon : Narkotikler grubundan uyuşturucu bir maddedir. Methadon kullanan kişi eroin kullanmaya ihtiyaç duymaz. Bu nedenle eroin temin edilemediği durumlarda eroin yerine tercih edilir. Kullanan kişi streslerinin azaldığını hisseder. Diğerleri gibi sürekli kullanım alışkanlık yapar.
Fensiklidin : Beyaz kristal veya toz şeklindedir. Kapsül,tablet veya toz şeklinde alınabildiği gibi sigaraya karıştırarak veya buruna çekilerek kullanılır. Bir kerelik kullanım 2-4 saat arası bir etkiye sahiptir. Alışkın kişi kullandıktan sonra halüsinasyonlar görmekte olup kendisini rüya aleminde hissetmektedir.
Morfin : Afyonun kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde edilir. Tıpta ağrı kesici ve anestezi özelliği nedeniyle kullanılır. Sürekli kullanım uyuşturucu etkisi yapar. İlk kullanımında kişi kendisini daha canlı ve enerjik hisseder. Ağrıları kaybolur. Morfine kısa sürede gelişen tolerans ile birlikte fiziksel ve psikolojik bağımlıılk vardır. Kişi aynı etkiyi hissedebilmek için sürekli olarak dozu arttırma ihtiyacı hisseder. Morfinin ani kesilmesi ciddi yoksunluk bulgularına neden olur
Esrar : Yaygın kullanılan ve alışkanlık yapan bir uyuşturucudur. Hint keneviri bitkisinin çiçek ve tohumlarından elde edilir. Kullanıldığında canlılık ve efori oluşur. Kişi bu durumu kendini mutlu olma olarak değerlendirir. Esrar genel olarak ilk başlanan uyuşturucudur.
Extasy: Amfetamin türevi sentetik kimyasal bir uyuşturucudur. Çeşitli renklerde tablet şeklinde genellikle eğlence yerlerinde satılır. Etkisini 20 dakika içerisinde gösterip, 2 ile 4 saat arası etkin olarak kalır. 
Kullanan kişide canlılık,hareketlilik,karşı cinse ilgi ve kendisine güven duygusu hisseder.Zamanla tolerans oluşur.



UYUŞTURUCULARLA İLGİLİ İSTATİSTİK, KANUN VE CEZALAR

Günümüzün önemli sorunlarından olan uyuşturucu ve madde alışkanlığı tüm dünyada hızlı bir artış göstermektedir. Uyuşturucu ve madde bağımlılığına bağlı suçların önlenmesi Avrupa Birliğininde gündeminin üst sıralarında yer almaya başladı.  Avrupa Birliğinde uyuşturucu kullanma,satma ve ticaret suçları 2000-2005 yılları arasında % 47 oranında artış gösterdi. Bazı ülkelerde örneğin İspanyada uyuşturucu kullanma ve kullanmaya yönelik bulundurma suçları bu beş yılda % 91 oranında bir artış göstermiştir.

Yurdumuzda uyuşturucu ciddi bir sorundur. Ceza ve Tevkif evleri genel müdürlüğünün 2008 yılı Eylül ayı verileri Türkiye'deki uyuşturucu suç boyutlarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 2008 Eylül ayında Türkiye'de uyuşturucu suçları suç türleri arasında hızlı bir tırmanış sergileyerek alt sıralardan ikinci sıraya yükselmiştir.
Buna göre Eylül 2008 istatistikleri geçmiş yıllarla kıyaslandığında uyuşturucuya bağlı suçların 2005 yılından itibaren ciddi şekilde arttığı görülmektedir. 1999 yılında suç sayısı 4249, 2003 yılında 5943, 2006 yılında 8320, 2007 yılında 10553, 2008 yılında ise 15887 olarak saptanmıştır. Görüldüğü gibi Uyuşturucu ile olan suçlar nedeniyle cezaevlerinde bulunan tutuklu sayısı son yıllarda inanılmaz bir artış göstermiştir.

TC KANUNLARINA GÖRE UYUŞTURUCUYA BAĞLI SUÇLAR 

Uyuşturucu ve madde bağımlılığı kanunlarımıza göre suç unsurudur.Türkiye'de uyuşturucu ve madde kullanımı ile ilgili suçlar 1 haziran 2005 te son şekliyle kabul edilip yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda belirtilmiştir. 

      Kanunlarımıza göre aşağıdaki suçları işleyenler mutlaka ceza alırlar
1.Alkol ve uyuşturucu etkisi altındayken araç kullanmak. 
2.Uyuşturucu madde kullanmak, bulundurmak, satmak,satın almak 
3.Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri imal etmek,yurt dışından ruhsatsız olarak getirmek, yurt dışına satmak. Bunları gerçekleştirmek için teşekkül kurmak veya kurmaya çalışmak. 
4. Ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak, satma, nakletme, nakledilmesine yardımcı olmak, ,satılmasına aracılık etmek.                                   5. Uyuşturucu madde suçu nedeniyle ölüme sebebiyet vermek.                               6. Uyuşturucu maddelerin kullanımını özendirme,reklamını yapmak. 
7. Uyuşturucu madde imal edilmesini meslek,sanat ve geçim aracı yapmak.           8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan araç ve gereçleri imal etme ve ticaretini yapmak.
9. İlaç fabrikalarını ruhsatsız ve izinsiz olarak bu ilaçları imal etmesi. Eczane dışına satmaları. Eczanelerin bu ilaçları reçetesiz ve kayıt dışı satmaları, doktorların sık ve gereksiz olarak bu ilaçları reçetelerine aşırı dozlarda yazmaları,miadı geçen ilaçların izinsiz imha edilmesi.                                               10. Uyuşturucu madde kullanımı,ticareti veya imalatı sebebiyle yurt dışında hüküm giymek

           Bu suçların en sık rastlananlarına uygulanan belli başlı cezalar
Uyuşturucu maddeyi ruhsatsız veya mevcut ruhsata aykırı imal edenler on yıl hapis ve para cezası . Bu maddeleri satan,nakleden, depolayan, satılmasına veya taşınmasına aracılık eden beş yıl ile on yıl arası hapis ve para cezası. Bu maddelerin eroin,kokain veya morfin olması veya suç örgütü oluşturak bu suçun işlenmesi halinde ceza yarı yarıya arttırılır. Bunların imali için gerekli malzemeyi üretene dört yıl, satış ve kullanımını özendirene ise iki ile beş yıl arası hapis cezası verilir. Uyuşturucu kullanan veya kullandırmak için bulundurmanın cezası ise bir yıl ile iki yıl arası hapistir.

                                BAZI   İSTATİSTİK BİLGİLERİ

Bağımlıların ilk kullandıkları madde incelenmesinde. % 85’nin ilk uyuşturucuya esrar ile başladıkları görülmüştür. (% 5 Eroin,% 4 hap % 2 kokain) Zaman içerisinde esrar kullanımında azalma ile diğer maddelerin kullanımında artış gözlenmektedir. Ceza evlerinde kalan % 33 kişi daha önce aynı suçu işlediğini söylerken,% 19 kolay para kazanmak için, % 17 si kolay madde bulabilmek için uyuşturucu satışı yaptıklarını belirtmişti. Uyşturucuya başlama nedenleri araştırılınca % 22 merak ve özenti % 17 arkadaş ısrarı % 16 bunalımdan kurtulma, % 5 sıkıntı, % 5 te kişisel yalnızlık olarak yanıtlamışlardır. *Uyuşturucu kullananların % 19 uyuşturucu temin edebilmek için suç işlediklerini % 23 ise uyuşturucu etkisi altındayken suç işlediklerini itiraf etmişlerdir.


 Uyuşturucuyu bakanların % 46 sı kendi iradeleriyle % 7 si ayaktan % 4 ise yatarak tedavi ile bu alıişkanlıklarından tamamen kurtuldıklarını söylemiştir.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

UYUŞTURUCU KULLANANLARIN TEDAVİSİ

Uyuşturucu madde bağımlılığın tedavisinin çok boyutlu olması nedeniyle başarılı olabilmek için kişinin sosyal ve psikolojik sorunlarının birlikte ele alınması gerekir. Başarıdaki en önemli konu kişinin tedavi olmayı kabul etmesi vede bu alışkanlığından kurtulmayı gerçekten istemesidir. Bu çok önemlidir. Tedavi olmayı istemez veya bunun için zorlanırsa, bir müddet sonra tekrar aynı alışkanlığına devam eder. Ayaktan tedavi mümkün olmadığında sağıtım hastanede vede bu tür hastalar için ayrılmış özel odalarda yapılmalıdır. Bağımlı kendi istediği ile hastaneye gelmeli, tedavi alacağı kuruma güvenmeli ve iyi olacağına inanmalıdır.
Hastaneye yatan kişi doktorundan hiçbir alışkanlığını gizlememesi gerekir.  Birden fazla madde bağımlılığı olanlar genellikle bir tanesini söyleyip diğerlerini gizlerler. Bu doğru değildir. Kullandığı tüm maddeleri,alış sıklığını vede biliniyorsa saflık derecelerini açık açık söylemelidir.

Bağımlının uyuşturucu alışkanlıkları hakkında fikir sahibi olunduktan sonra bunların yarattığı komplikasyonların anlaşılabilmesi için kan ve idrar analizleri alınıp, gerekli olan röntgen filmleri çekilir. Hastada ayrıca kan, idrar ve tükürüğünden uyuşturucu tayini yapılarak kullandığı maddeler ve bunların dozajı hakkında bilgi sahibi olunur. Bunlar tamamlandıktan sonra kişinin tedavisine geçilir. İlk olarak kişisel veya grup terapisi şeklinde uygulanan psikolojik tedavidir. Alışkanlıklarının verdiği zararlar anlatılıp tedavi ilkelerine uyarsa bunlardan kesin olarak kurtulacağı ayrıntılı olarak anlatılır. Aynı alışkanlığı olan diğer hastalarla sık sık görüşmesi ve madde kullanımı nedeniyle başlarından geçen olumsuzlukları anlatmaları faydalıdır. Bazı ziyaretçiler yanlarında uyuşturucu getirdiklerinden ilk günlerde ziyaretçi kabul edilmez. Bu genel bir kural olup baştan bilinmesi daha sonra oluşacak sıkıntıları ortadan kaldırır.  Damar yoluyla uyuşturucu kullananların tedavisi diğerlerine göre daha uzun sürdüğü bilinmeli ve sabırlı olunmalıdır.

Kullanılmış olan uyuşturucu maddeler,  kişinin organizmasında mutlaka bir takım zararlar oluşmuştur. Hastanın psikiyatrik ve psikolojik tedavisi devam ederken uyuşturucu kullanımına bağlı olarak oluşmuş diğer problemlerde ortadan kaldırılmaya veya mümkün olduğu kadar azaltılmaya çalışılır.
Hastanede yatarken,ilgi alanına göre tahta boyama, cam boyama, resim yapma gibi hobiler kazandırılmaya çalışılır. İyi bir tedavi için aile ile de görüşülmesi vede onlarında bağımlıya yaklaşımları hakkında bilgi verilmesi gereklidir. Bunun için haftanın belirli günleri ailelere açıklayıcı ve yön gösterici toplantılar yapılarak davranış biçimleri belirlenir.

Hastanedeki tedavi genel olarak 15 günde tamamlanır. Yoğun ve uzun süreli alışkanlığı olanların tedavisi ise yaklaşık 30 gün sürer. Gerekli olan durumlarda hastaneden çıktıktan sonra tedaviye ayaktan devam edilir.

Uyuşturucu kullanan kişilerin yeni hayatlarına uyum göstermeleri ve ortam değişliği sağlamak amacıyla bir müddet başka evlerde yaşamaları faydalı olur.
Hastaneden çıktıktan sonraki Rehabilitasyon dönemi, kişinin fiziki, psikolojik ve sosyal yönden güç kazanması için önemli bir devredir.  Karşılaştığı sorunlarla tek başına mücadele etmesini sağlamak ve toplumda faydalı bir kişi olarak yaşantısını sürdürebilmek için yapılan çalışmaları içerir. Bu nedenle hastaneden çıktıktan sonra kendi mesleğine ve yapısına uygun bir işe yerleştirilmeye çalışılır. Bu konuda yardımcı olunabileceği söylenir fakat söz verilmemelidir.

Tüm yönleriyle uyuşturucudan ve yarattığı komplikasyonlardan kurtulmuş olan kişi hastaneden çıktıktan sonra bu maddeleri tekrar kullanmayacağı konusunda kararlı olursa tedavi yüzde yüz başarı ile sonuçlanır. Uyuşturucu kullananların bir müddet sonra tekrar alışkanlıklarına yeniden döndükleri sık görülen bir durumdur. Araştırmalar göstermiştir ki uyuşturucuları bıraktıktan sonra bir kere bile almak, tekrar aynı yoğunlukta bağımlılığın oluşmasına sebep olmaktadır. O halde tedavi olduktan sonra bu maddelerin yaşam boyu bir daha kullanılmaması gerekir.