MYLASA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MYLASA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2014 Cumartesi

BALTALI KAPI

Antik Mylasa kentinden günümüze ulaşmış olan önemli bulgulardan  olan Baltalı Kapı,  Milas ilçemiz Hacı Apti  Mahallesinde Baltalı Kapı sokağının  başlangıcında yer alıyor.  Baltalı kapıyı iki sütun üzerinde yer alan taştan yapılmış bir kemer olarak tarif edebiliriz. Bu sütunların üzerinde bulunan iki ağızlı baltadan dolayı halk kendi arasında ‘Baltalı Kapı ‘ ismini vermiştir. Kapının Labranda Antik kentine giden yolun başlangıcında yer alması şehrin ana giriş kapısı olduğu sanılıyor. Ayrıca  bölgenin   Mylasa’ya  su getiren kemerler ile iç içe olması su getiren künkleri tutmak için yapılmış bir su kemeri olduğunu da düşündürüyor.

Baltalı kapının Gümüşkesen Anıtına benzerlik göstermesi ikisinin de aynı zamanda İS 2. yy’da yapıldığı  izlemini veriyor. Baltalı kapının şehir surlarının giriş kapısı mı, su kemerleri için mi yapıldığını yoksa  imparatoru onurlandırmak amacıylamı yapıldığı konusunda çeşitli görüşler olmasına rağmen kesin olarak bilinmiyor.  Son zamanlarda yapılan çalışmalarda bu kapının dinsel amaçlı olarak yapılmış sembolik bir kapı olduğu da düşünülüyor. 

11 Ağustos 2014 Pazartesi

GÜMÜŞKESEN ANITI

             
Milas Gümüşkesen mahallesinde yer alan bu muhteşem anıt Roma hakimiyetinin olduğu  İS 160 -180  yılları arasında inşa edildi. Bu anıt mezarın yapımında kullanılan mermerlerin tamamını Sandra Dağındaki  ocaklardan çıkartılıp buraya getirilen gri damarlı mermerler oluşturmuş.
Mimari özellikleriyle dünyanın yedi harikasından birisi olan Bodrum                     ( Halikarnossos )  da  ki  Mausoleionu’nun küçük  bir kopyası olarak kabul edilir. Milas (Mylasa ) şehrinin nekropol alanında yaptırılmıştı.  Anıtın şehrin zengin ailelerinden birisine veya önemli bir devlet yöneticisine ait bir  anıt mezar olduğu  düşünülüyor.
Gümüşkesen Anıtı gömülerin yapıldığı mezar odası, dinsel törenlerin yapıldığı sütunlu bölüm ve piramidal yüksek bir çatı katından oluşur.
Anıt iki basamakla çıkılan bir  yükseltinin üzerindedir. Mezar odasının  dışa açılan tek  kapısı batı tarafındadır. O devirlerde  mezar odasına   kişilere ait özel  eşyalarda bırakılırdı. Bunların günümüze ulaşmaması bu mezarın kaçak kazılar ile talan edildiğini düşündürüyor.
Odanın içerisinde çatı katının düzgün durmasını sağlayan dört sütun görülebilir. Anıtın en muhteşem bölümünü  dik dörtgen  mezar  odasıyla bu odanın üstünü kapatan sütunların taşıdığı piramit gibi gittikçe daralan  çatısı oluşturur.  Çatısı mermer kabartmalarıyla şekillendirilmiş. Bitki ve geometrik şekiller içeren  motifler  anıt mezarı süslemenin yanı sıra o dönemdeki mermer işçiliğinin çok gelişmiş olduğunun bir kanıtı olarak kabul edilir.  Alt katın duvarları düzgün kesilmiş blok mermerlerden inşa edilmiş. Duvar örgüsü yöreye ait motifleri barındırıyor.  Mezar anıtının  mermer işçiliğinin muhteşemliğini günümüzde de izlemek mümkün.
 Anıtın  tepesinde bulunduğu düşünülen  büyük bir heykelin buluntuları günümüze ulaşamadı. Karia bölgesinde geleneksel mezar tipleri arasında yer alan Gümüşkesen Anıt Mezarının içerisinde mezarın sahibi ve ailesine ait heykellerinde yer aldığı düşünülmekte. Ancak çatı kısmındaki heykeller gibi bunlarında de nerede olduğu bilinmiyor. Milas’tan geçerken aynı adı taşıyan büyük bir parkın içerisinde tüm ihtişamıyla yükselen yaklaşık 2000 yıllık  ‘Gümüşkesen Anıt Mezarını’ görmeyi ihmal etmeyin  derim.