BALTALI KAPI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BALTALI KAPI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2014 Pazar

MYLASA ( MİLAS )

Yerleşimin İ.Ö. 3000 yılında kurulduğu biliniyor. Stephanos Byzantinos’a göre Milas bir Aioli’li olan Mylasos tarafından kuruldu. Kentin isminin kurucusuyla ilgili  olabileceği gibi bazı lehçelerde değirmen anlamına gelmesi bu bölgedeki geniş ovalarda yapılan tarım ile bağlantılı olduğu  düşünülmekte.
Kayra bölgesinin en  önemli şehirleri arasında yer alan Mylasa şehrin kutsal alanı  olan Labranda’ya taş döşeli kutsal bir yol ile bağlıdır.
Denize bağlantısı Passala adlı liman kentçiği ile sağlayan Mylasa, Roma çağında en parlak dönemini yaşadı. Yakınlarındaki bir mermer ocağından getirilen mermerler ile şehirde  yeni ve büyük yapılar yapıldı. . Milas aynı zamanda Menteşe Türklerinin de önemli bir yerleşimi olmuştur.

Antik Mylasa kentinden kalan az miktarda kalıntı bu günkü Milas İlçemiz içerisinde dağılmıştır.  Hisarbaşı denilen bölgede antik Karia Zeus Tapınağı, Gümüşkesen Anıtı, Baltalı Kapı görülebilir. Şehrin antik tiyatrosuna ait birkaç oturma sırası Topbaşı Tepesi civarındadır.   Bu tepenin batı yamacında yapılan kazılarda, Nemesis Kutsal alanına ait bazı parçalarla karşılaşıldı. Bu kutsal alan ile ilgili az miktardaki  arkeolojik bulgu Topbaşı Tepesinde bulunan parkta sergileniyor.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

BALTALI KAPI

Antik Mylasa kentinden günümüze ulaşmış olan önemli bulgulardan  olan Baltalı Kapı,  Milas ilçemiz Hacı Apti  Mahallesinde Baltalı Kapı sokağının  başlangıcında yer alıyor.  Baltalı kapıyı iki sütun üzerinde yer alan taştan yapılmış bir kemer olarak tarif edebiliriz. Bu sütunların üzerinde bulunan iki ağızlı baltadan dolayı halk kendi arasında ‘Baltalı Kapı ‘ ismini vermiştir. Kapının Labranda Antik kentine giden yolun başlangıcında yer alması şehrin ana giriş kapısı olduğu sanılıyor. Ayrıca  bölgenin   Mylasa’ya  su getiren kemerler ile iç içe olması su getiren künkleri tutmak için yapılmış bir su kemeri olduğunu da düşündürüyor.

Baltalı kapının Gümüşkesen Anıtına benzerlik göstermesi ikisinin de aynı zamanda İS 2. yy’da yapıldığı  izlemini veriyor. Baltalı kapının şehir surlarının giriş kapısı mı, su kemerleri için mi yapıldığını yoksa  imparatoru onurlandırmak amacıylamı yapıldığı konusunda çeşitli görüşler olmasına rağmen kesin olarak bilinmiyor.  Son zamanlarda yapılan çalışmalarda bu kapının dinsel amaçlı olarak yapılmış sembolik bir kapı olduğu da düşünülüyor.