ANIT MEZAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ANIT MEZAR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2014 Pazartesi

GÜMÜŞKESEN ANITI

             
Milas Gümüşkesen mahallesinde yer alan bu muhteşem anıt Roma hakimiyetinin olduğu  İS 160 -180  yılları arasında inşa edildi. Bu anıt mezarın yapımında kullanılan mermerlerin tamamını Sandra Dağındaki  ocaklardan çıkartılıp buraya getirilen gri damarlı mermerler oluşturmuş.
Mimari özellikleriyle dünyanın yedi harikasından birisi olan Bodrum                     ( Halikarnossos )  da  ki  Mausoleionu’nun küçük  bir kopyası olarak kabul edilir. Milas (Mylasa ) şehrinin nekropol alanında yaptırılmıştı.  Anıtın şehrin zengin ailelerinden birisine veya önemli bir devlet yöneticisine ait bir  anıt mezar olduğu  düşünülüyor.
Gümüşkesen Anıtı gömülerin yapıldığı mezar odası, dinsel törenlerin yapıldığı sütunlu bölüm ve piramidal yüksek bir çatı katından oluşur.
Anıt iki basamakla çıkılan bir  yükseltinin üzerindedir. Mezar odasının  dışa açılan tek  kapısı batı tarafındadır. O devirlerde  mezar odasına   kişilere ait özel  eşyalarda bırakılırdı. Bunların günümüze ulaşmaması bu mezarın kaçak kazılar ile talan edildiğini düşündürüyor.
Odanın içerisinde çatı katının düzgün durmasını sağlayan dört sütun görülebilir. Anıtın en muhteşem bölümünü  dik dörtgen  mezar  odasıyla bu odanın üstünü kapatan sütunların taşıdığı piramit gibi gittikçe daralan  çatısı oluşturur.  Çatısı mermer kabartmalarıyla şekillendirilmiş. Bitki ve geometrik şekiller içeren  motifler  anıt mezarı süslemenin yanı sıra o dönemdeki mermer işçiliğinin çok gelişmiş olduğunun bir kanıtı olarak kabul edilir.  Alt katın duvarları düzgün kesilmiş blok mermerlerden inşa edilmiş. Duvar örgüsü yöreye ait motifleri barındırıyor.  Mezar anıtının  mermer işçiliğinin muhteşemliğini günümüzde de izlemek mümkün.
 Anıtın  tepesinde bulunduğu düşünülen  büyük bir heykelin buluntuları günümüze ulaşamadı. Karia bölgesinde geleneksel mezar tipleri arasında yer alan Gümüşkesen Anıt Mezarının içerisinde mezarın sahibi ve ailesine ait heykellerinde yer aldığı düşünülmekte. Ancak çatı kısmındaki heykeller gibi bunlarında de nerede olduğu bilinmiyor. Milas’tan geçerken aynı adı taşıyan büyük bir parkın içerisinde tüm ihtişamıyla yükselen yaklaşık 2000 yıllık  ‘Gümüşkesen Anıt Mezarını’ görmeyi ihmal etmeyin  derim.












2 Ağustos 2014 Cumartesi

BELEVİ MOZOLESİ



Belevi Mozolesi veya  Anıt Mezarı, İzmir'in Selçuk İlçesi yakınlarında bulunan Belevi'de , İ.Ö.  301'de  yapılmış olan büyük  bir mezardır.
Mozole  Büyük İskender'in komutanları arasında yer alan ve başkenti Efes olan büyük bir  imparatorluk kuran  Kral Lysimachus kendi  için yaptırmıştı.
Fakat  İ.Ö. 281 yılında Selevkos’lular ile yapılan bir savaş sırasında
Lysimachus öldürülünce kendi yaptırdığı mezarına konmadan savaş alanında gömülür. Bu savaş sonrasında bölge tamamen Selevkos İmparatorluğunun eline geçer. Anıt mezar uzun bir süre boş kaldıktan sonra Selevkos krallarından olan II.  Antiochus Theos anıt mezarı kendisi için kullanmayı düşünerek restore ettirir. Kral Theos  İ.Ö. 246 yılında 40 yaşında Efes şehrinde ölümünün ardından anıt mezara defnedilir.
 Belevi Anıt mezarı esas olarak  Halikarnassos Mozolesi'nden etkilenerek yapılmıştı.  Yapı büyük bir kayanın üzerinde ve on metre yüksekliğindeydi. Defin odası tabanı oluşturan  kaya oyularak oluşturmuş.  Bu odadan  çıkartılan  lahit,  Selçuk Müzesi'nde, mozolenin duvarlarını süsleyen ve çeşitli  savaşlar ile mitolojik olayları  anlatan freskler  İzmir Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.  Bu kaidenin üst katında  yirmi sekiz adet sütun yapıta ihtişamlık veriyordu. Şu anda görülmeyen çatısı muhtemelen Halikarnasos  Mozolesi'nde olduğu gibi   piramit şeklindeydi. Atlar, grifonlar ve içerisinde çiçek bulunan vazolar tavan bezemelerini oluşturmaktaydı. 




30 Temmuz 2014 Çarşamba

ZÜBEYDE HANIM ANIT MEZARI


Ulu önderimiz Atatürk ,annesine derin bir sevgi ve saygıyla bağlı 
olduğundan, daima yanında kalmasını isterdi. Fakat Zübeyde hanımın ilerleyen hastalığının Ankara!nın serin ve soğuk havasında
dahada artması üzerine doktorların tavsiyesi ile İzmir' taşınmaya 
karar vererek, Latife hanımın Karşıyaka'daki  evine yerleşti. Ora-
da gösterilen tüm özene  rağmen 15 Ocak 1923 gecesi hayata 
gözlerini yumar. O sıra Eskişehir'de bulunan Atatürk, annesinin 
ölüm haberini aldığında çok üzülür ve' Merhumeyi İzmir'de kendisine uygun ve yakışan bir tarzda toprağa veriniz' der. İzmir'in ileri gelenleri de Zübeyde Hanımı son nefesini verdiği  Karşıyaka'da şimdiki mezarının bulunduğu yer olan ' Osman Paşa Mescidi ' avlusuna gömülmesini sağlarlar. 
Annesinin ölümünden bir gün sonra İzmir'e gelen Ulu Önderimiz
annesinin mezarı başında gözleri dolu dolu olarak, zorlukla  şu 
sözleri söyler.'Annem ölmüş, bu büyük üzüntüm karşısında beni 
teselli edebilecek tek nokta,kurtuluşu hepimiz için büyük önem 
taşıyan  güzel İzmir'imizin mukaddes topraklarına gömülmüş
olmasıdır.' Ulu önderimiz bu konuşmadan sonra yaşantısında 
kimsenin bilmediği annesi ile bazı anılarını anlatarak sözlerine devam etti '' Ben vapurla sürgüne giderken annem Sirkeci rıhtımında ağlayarak beni yolcu ediyordu. O sıralarda yanımda bulunup benimle Samsun'a gelen  bir arkadaşımı bir zaman sonra  tekrar İstanbul'a göndermek zorunda kaldım. Annemde o arkadaşımı yanlız başına görünce halife ve padişah tarafından hakkımda verilen idam cezasının uygulandığı düşüncesinin yarattığı şokun etkisiyle   tüm vücudunda  felç hastalığı oluştu. Ondan sonra geçen 3.5 senelik hayatı bu hastalıkla mücadele etmekle  sıkıntı içerinde geçti.Daha sonra gözleri de görme yeteneğini kaybetmeye başlayınca hayatı iyicene zorlaştı.
Atatürk bu sözleri söyledikten sonra göz yaşlarını hafifçe silerek,
'Varsın annem bu toprakların altında yatsın. Fakat Milli Hakimiyetimiz sonsuza dek yaşasın. Bu hakimiyetin sonsuza kadar devam edecek olması beni teselli eden en büyük kuvvettir.'
1938 yılı Atatürk'ün hastalığı sırasında İzmir Belediye Başkanı
olan  Dr.Behçet Uz Dolmabahçe Sarayına elinde Zübeyde Hanım için hazırlanmış muazzam bir mezar projesiyle gelir.Bunu
inceleyen Atatürk ' Bu kadar masraf etmenize gerek yok. Benim
 istediğim çok sade bir mezar olsun yeter'  diyerek yanıt verir.
Bunun üzerine belediye başkanı 'Hiç değilse bunu İzmirlilere 
bırakın sizin istediğiniz gibi sade bir mezar yapacağımıza söz 
veriyoruz' der.

Zübeyde Hanımın  anıt mezarının bu günkü görüntüsüyle tam
Atatürk'ün istediği gibi olduğunu düşünüyorum.Huzur dolu bir park
içesinde sade bir mezar. Etrafı bol ağaçlıklı, her isteyenin rahatlıkla ziyaret edebileceği kadar merkezi. Çevresi ise Atamızın istediği gibi çocukların koşmasına ve oynamasına elverişli..İzmirde
görülmesi gereken önemli yerlerden biri olarak düşündüğüm 
Zübeyde Hanımın Anıt Mezarı, Karşıyaka Hükümet Konağının
 hemen arkasında. Şimdiye kadar ziyaret etmediyseniz, ihmal 
etmeyiniz.